Prof. Tolga Arıcak “Eğitim Psikolojisinde Kariyer Yapmak” konu başlığıyla 10 Ocak’ta PsiClub’taydı!

Tulane University New Orleans Psikoloji bölümünde öğretim üyesi, Harvard Üniversitesinde araştırmacı olarak çalışmış olan, şu anda Hasan Kalyoncu Üniversitesinde öğretim üyesi ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi olan Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak bizlerleydi.

 

Herkesin katılımına açık olan bu etkinliğimiz yoğun bir ilgiyle karşılandı. Tolga Hocamız ile gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizden geriye kalanları sizler için derledik. 

 

“Eğitim psikolojisini bir ayağı davranışçılığa ve pedagojiye dayanıyor. 1700’lü yıllarda J.J. Rousseau gibi felsefeciler bu alana eğilmişler. Eğitim psikolojisinin davranışçılıkla başladığını ve felsefeden sıyrıldığını söylemek mümkün.”

“Eğitim psikolojinin temeli, gelişim ve öğrenme psikolojisine dayanıyor. Tek başına eğitim psikolojisi diye bir alan yok. Gelişim psikolojisi ve öğrenme psikolojisinin kesişim alanındadır. 

Öğretim ilke ve yöntemlerinden ve eğitim bilimlerinden ciddi şekilde beslenen bir alan. Davranış değişimlerinin gerçekleştiğini görebilmek için ölçme değerlendirmeden de faydalanırız. Farklı alanlardan beslenerek eğitim psikolojisi bir gelişim gösterdi.”

“Amerika’da başlayan eğitim psikolojisi, daha sonra Avrupa’da devam etti. Özellikle Piaget’in 1930’larda yapmış olduğu çalışmalarla bu alan giderek büyümüş oldu.”

“Osmanlının son zamanlarında da Satı Bey, Emrullah Efendi, İsmail Hakkı Baltacıoğlu gibi isimler de eğitim psikolojisinin ülkemizde gelişimine katkısı olmuş isimlerdir. Bu alan Türkiye’de istenen gelişimi gösteremedi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde Eğitim Psikolojisi bölümü açıldı. Orada değerli isimler hala eğitim vermeye devam etmektedir.” 

“Amerika’ya gittikten sonra Eğitim Psikolojisi ve ardından Okul psikolojisi alanına yöneldim.

Amerika’da bizim ülkemizde olduğu gibi keskin sınırlar yok, alanlar arasında geçiş imkanınız var.”

“Eğitim psikolojisi PDR diye anlaşılıyor ama arada önemli farklar var. Sadece eğitim fakültelerinin bu alana sahip çıkması yerine psikoloji bölümlerinin de bu alana sahip çıkması gerekir. Psikoloji bölümlerinde bu ders yok. Çoğu psikoloji öğrencisi bu dersi almadan mezun oluyor. Peki eğitim psikolojisi görmenin ne faydası var? Psikologlar okul gibi kurumlarda da çalışıyor. Bir okul psikoloğu olarak neye ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekir. Okul nedir, öğretmen ne yapar, öğrenci nasıl öğrenir gibi soruların cevaplarını bilmesi gerekir. 

Sorun; bir bilgiyi bilmemekten ziyade neye ihtiyacı olduğunu bilmemektir.”

“Eğitim psikolojisinde akademik bir kariyer yapabileceğiniz tek üniversite Ankara Üniversitesidir. Eğitim Psikolojisi diploması şu an için bir tek orada veriliyor. Eğer diliniz varsa Amerika’da da bu alanda pek çok fırsat mevcut. Özellikle Michigan, Wisconsin-Medison Üniversitelerini önerebilirim.”

“Eğer yüksek lisans yapmayı düşünmüyorsanız pedagojik formasyon alın. Eğitim bölümlerinden program geliştirme, ölçme ve değerlendirme ve öğretim ilke ve yöntem teknikleri derslerini almanızı önerebilirim. Eğitim alanında bu dersleri alması psikoloji öğrencisini çok güçlü kılar. “

“Eğitim psikolojisi veya Eğitimde psikolojik hizmetler programlarında yüksek lisans yapmanızı tavsiye ederim. PDR ile aralarında büyük ortak noktalar var. Ancak Okul psikoloğu ile PDR uzmanın yaptıkları farklıdır:

Psikolojik danışman bireysel ve grup danışmaları yapar. Stres, sınav kaygısı gibi konularda danışmalar ve aileyi bilgilendirme yaparlar. Varsa test vb. uygular. Eğitimleri varsa birtakım testleri uygulayabilirler.

Oysa eğitim psikoloğu çocukla birebir danışmanın ötesinde makro düzeyde hizmet verir. Sınıfların düzeni nasıl olmalı, ders saatleri nasıl düzenlenebilir. Öğretmenlere ve kuruma konsültasyon verirler, derslerin öğretim teknikleri nasıl daha verimli hale getirilebilir.  Daha çok bu alanda çalışmalar yapıyorlar.  Ancak elbette yeni mezun psikoloji öğrencilere bu gibi büyük roller verilmesi güç. Bu nedenle yüksek lisans yapılması gereklidir.”

“Siber psikolojisi alanında da çalışıyorum. Metaverse ile ayrı bir evren ve medeniyet geliştirilme çabası içerisinde şu an. Matrix’e benzer bir durum yaratmak peşindeler. Onlara göre artık hayat orada devam edecek, insanlar orada okula gidecek, orada psikologluk yapacaklar, orada yüksek lisans yapacaklar. Belki de birtakım insanlar oradan mezun olacaklar. Bu yüzden eğitim psikolojisi de belki oraya kayacak. Metaverse, eğitimin geleceğini ciddi anlamda değiştirebilir diye düşünüyorum. Ivanovic’in Okulsuz Dünya toplumunun gerçek olması söz konusu olabilir.”

“Mevcut okullar insanların yaratıcılıklarını ve özgür düşünmelerini öldürüyor. Bunu dünya çapında söylüyorum. Hala Sümer’de nasıl eğitim yapılıyorsa öyle devam ediyor. Okulun niteliklerini değiştirmemiz gerekiyor. Okul günlük hayatın içerisinde diyoruz ama bunu gerçekleştiren okul sayısı çok az.”

“21. yüzyıl becerisi gibi isimlendirilmesini doğru bulmuyorum. Girişimcilik, yaratıcılık, eleştirel düşünme gibi beceriler ne zaman önemli olmadı ki? Sümerler’de ve Mısırlılarda da bu beceriler önemliydi.” 

“Pandemi döneminde okullar ve öğrenciler içsel motivasyonun ne kadar önemli bir şey olduğunu fark ettiler. Şimdi öğrenciler annesinin zoruyla bilgisayar ekranının karşısına geçtiler. Aslında öğretmenler öğrencilere öğrenme motivasyonunu kazandırabilseydi bu kadar yorulmazlardı. Okulların büyük bir çoğunluğu öğrencilere okuma sevgisi vermiyorlar. Matematikten nefret etmesini sağlıyorlar. Pandemi döneminde ise okumayı seven çocuklar kazandı.”

“Öğretmenler nitelikli yetişmeli ki nitelikli öğrenciler yetişebilsin. Önemli sorunlardan birisi de eğitim fakültelerinin istenen yeterlilikte öğretmen yetiştirememesidir. Çocukta hayranlık oluşturacak nitelikli öğretmenler yetiştirmemiz gerekiyor. Herkes çocuğunun doktor, mühendis ve avukat olmasını istiyor.”

 

Hocamızın bizler için tavsiyeleri şunlar oldu:

  • İrfan Erdoğan’ın yazdığı “Cumhuriyetçi Muhafazakâr İsmail Hakkı Baltacıoğlu” ve ”Karşılaştırma eğitim sistemleri” kitaplarını; Özgür Bolat’ın “Beni Ödülle Cezalandırma”; Thomas Gordon “Etkili Öğretmenlik Eğitimi”; Jane Nelsen’in “Pozitif Disiplin” isimli kitapları eğitim psikolojisi ile ilgilenen arkadaşlara öneririm.
  • Motivasyon ile ilgili, eğitim tarihi ve sistemleri, öğretim ilke ve yöntemleri, öğretim teknolojileri, ölçme ve değerlendirme, sınıf yönetimi konularında birer ders almanızı öneririm.
  • 2. Sınıftan sonra haftanın bir yarım günü gönüllü staja gitmenizi öneriyorum. Belki anaokulu ile başlayabilirsiniz. Bunları gelişim psikolojisi dersini aldıktan sonra yapmanızı tavsiye ediyorum. Böylece gelişim dönemlerini gözlemleyebilirsiniz. Yine sınıfları ve rehberlik servisinin nasıl müdahalelerde bulunduğunu gözlemlemenizi öneririm.
  • Bir şirkette/kurumda staj yapmadan endüstri psikoloğu olmaya veya bir hastanede gözlem yapmadan klinik psikolog olmaya karar vermeyin. Okul psikoloğu olmayı düşünüyorsanız da okullarda gözlem yapmanızı ve ona göre karar vermenizi tavsiye ederim.
  • Ne yapmak istediğinizle ilgili hayal kurun. Sadece okul müfredatıyla bir yere geleceğinizi düşünmeyin. Önemli bir şirketteki mülakatta kişinin neyi bildiği değil neyi “bilmediği” soruluyor. Şirket bunu özellikle soruyor. Siz eksikliğinizin ve ihtiyacınızın neler olduğunu biliyorsanız bunu kapatacak şeyi de bilirsiniz. Farklı bölümlerden, kurumlardan eğitim alabilirsiniz. 

 

Bizlere yeni ufuklar açan ve bilgileriyle bizi aydınlatan Tolga Hocamıza katkılarından dolayı çok teşekkür ederiz. 

Yaklaşan etkinlikleri ve daha fazlasını psiclub.net adresinden takip edebilirsiniz.