Dr. Christine A. Padesky, Hakan Türkçapar Moderatörlüğünde 9 Kasım’da PsiClub’taydı!

9 Kasım 2021’de PsiClub’ta Bilişsel Davranışçı Terapi alanının öncü isimleri Dr. Christine A. Padesky ve Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın “Psikoterapide Sokratik Diyalog Kullanımı” konu başlığı üzerinden bir bilgi şölenine şahit olduk!

“Bir bilişsel terapist herkesin gerçekçi olarak düşündüğünü varsayar. Terapist ise bu kapasiteyi ortaya çıkarmada yardımcı olur. Onun amacı fikrini değiştirmek değil. Onun amacı kendi düşünme biçimini öğretmektir. Güçlü duygularla yüzleştiğimizde bilişsel düşünceler de bunu destekleme eğilimindedir.”

Dr. Padesky, sokratik diyaloğu sokratik düşünme olarak değiştirdiğine değindi. Sokratik düşünme, sadece akıllıca sorular sormaktan ziyada danışanı dinlemek ve onunla birlikte bir yola girmektir.

Sokratik Diyalog;
1- Bilgi alıcı sorular
2- Dinleme
3- Özetleme
4- Sentezleyici/Analitik Sorular (Danışanlar kendi sonuçlarını çıkarmalı) olmak üzere 4 adımda gerçekleştirilir.

“Danışanla görüşme yaparken bilgi alıcı sorular sormak önemlidir. Danışanların bazı alanlarda iyi şeyler yaptıklarını fark etmelerini sağlamaya çalışmak gerekir. Padesky buna da sokratik diyalog yöntemi adını verdiğini ifade etti.

“Danışanları dinlerken empatik dinlemek gerekir. Sokratik diyaloğu diğerlerinden ayıran şey danışanların kendilerini ve yeni şeyler keşfetmesini sağlamaktır.”

“Seans sırasında danışanın bana söylediği her şeyi yazmasını istiyorum. Çünkü bu uygulama ile kişi, kendisini keşfetmeye başlar.”

“Danışanın kendi sözcükleri ile not almaları danışanların düşüncelerini kabul etmelerinde oldukça etkilidir. Özetle sokratik diyalog budur.”

“Sokratik süreç organik beyinde hasar olmadıktan sonra herkese uygulanabilir.
Sokratik diyalogu iyi yapabilmek için çok alçakgönüllü olmak gerekir. Terapistin fikir sahibi olmasından ziyade danışanın deneyimleri daha önemlidir.”

“Sokratik diyalogda terapist kendi düşüncelerini danışana zorla kabul ettirmekten ziyade danışanın düşüncelerine öncelik vermektedir.”

“Hepimizin temel inançları çiftler halinde gelir. Bu inançlar iyi değilim gibi ve iyi biriyim gibi bir inanç şeklidir. Bu çok faydalıdır çünkü böylelikle kendimizde ve başkalarında iyi ve kötü yönleri görebiliriz.”

“Öncelikle terapist soruyu nasıl sorduğuna bakmalıdır. Seansta bir diyalog şeklinde ilerlemek gerekir. Elindeki soru kağıdından sorular sormak danışan için oldukça sıkıcıdır. Görüşme sırasında belli aralıklar ile kendi düşüncelerini söylemek faydalı olabilir. Bu durumda danışan kendini sorgulanıyor gibi hissetmemiş olur. “

“Danışan bilmiyorum dediğinde eğer 30 40 saniye beklerseniz ve iyi bir işbirliğiniz var ise danışanlar anlatacakları bir şeyler bulabilir.”

“Sokratik diyaloğu kullanırken danışana doğrudan sormak yerine dolaylı yoldan da sorabiliriz. Burada da yaratıcı olmak gereklidir.”

“Bakıldığı zaman BDT mekanik bir ekol olarak görülebilir. Ancak bu terapistlerce kalibre edilen bir şeydir. Bunu yumuşak bir şekilde sunabilmek terapistin elindedir.”

“Kullanılan dilin, danışanın anlayabileceği dil olmasına dikkat edin.”

“Kişilerde kronik anlamda bir olumsuzluk varsa inanç değişikliğinin yavaş yavaş olacağını kabul etmek gerekiyor.”

“Çok basit bir sentezleyici soru danışan için çok önemli bir adım olabilir.”

“Seansta bir danışan size evet ama diyorsa aslında burada danışan sizi yönlendiriyordur.”

“Seanslarda danışanları sorgulamak yerine onları anlamayı tercih ettim.”

“Öfkeyi tecrübe ettiğimizde başka insanlar hakkında tehditler görmeye başlarız.”

“Size tavsiyem sokratik diayaloğu yeni öğrendiğiniz zaman seanslarda başlarda kullanmanızdır. Pratik ettikçe seans içerisine yaymanız daha kolay olacaktır.”

“Psikoterapi danışan için bir keşif deneyimidir. Danışanlar bazen benim hiç hayal etmediğim çok güzel keşifler yapıyorlar. Kendilerinin içindeki bilgiye güvenmek önemli.”

“En iyi terapimi yapabilmek için insan olarak kişiliğimi göstermeliyim.”

“Kişilik bozukluğu gibi durumlarda inanıcı değiştirmek belki altı ay kadar sürebilir, % 1 de olsa burada küçük adımlar atarak yol almak önemlidir.”

Katılımcılardan gelen ölüm anksiyetesi ile ilgili bir soruya Dr. Padesky şöyle yanıt verdi:
“Ölüm anksiyetesi ile gelen bir danışan için öncelikle şunu sorarım: Ölümle ilgili özellikle seni korkutan şey nedir? Bu soru, danışanlara komik gelebilir ancak insanlar ölümden üç temel sebeple korkabilir. Bunlar, ölürken duyumsanacak fiziksel acı, arkada kalacak olan aileye ne olacağı düşüncesi ve ölüm sonrası deneyimler örneğin, cehenneme gitme, sonsuz boşluk duygusu gibi… Bunların her biri karşısında neler yapılabilir, danışanın başa çıkma mekanizması nasıl güçlendirilir bunu keşfetmeye çalışırım. Mesela ölüm karşısında duyulan fiziksel acı için palyatif bakımla ilgili yapılabilecek, ona yararı dokunacak nasıl bir tıbbi bilgi verilebilir? Ölümden sonra ailesine yararı dokunacak bir planı var mı yoksa böyle bir plan hazırlanıp vasiyet olarak işleme konulabilir. Ölüm sonrası boşluk için neler hayal ediyor ve bu boşluk onun için ne demek? Bununla ilgili ona iyi gelebilecek durumlar nelerdir, bunların üzerinden gidilebilir.”

Hakan Türkçapar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte Dr. Padesky değerli katılımcılarımızın sorularını cevaplayarak Bilişsel Davranışçı terapi hakkında bilgi serüvenine bizleri ortak etti. Katılımlarından dolayı kıymetli hocalarımıza teşekkür ederiz.

Dr. Padesky’nin öğrenciler için önerileri ise şu şekilde;

“Öğrenilecek çok fazla şey var. Olabildiğince çok şeyi öğrenmeniz gerekir.
Psikoterapiyi iyi yaptığını düşündüğünüz uzmanlar bulun.”

“İyi bir psikoterapinin temel özelliği bilgileri ile becerileri bir arada kullanmaktır. Öğrenebileceğiniz birçok beceri vardır.”

“İyi bir terapist olmayı öğrenmeniz için kendinizi kabul etmeniz gerekir. Neyi iyi yapmaya başladığını fark edip kendinizi takdir etmeniz gerekir.”

“Danışanlar ile iyi bir ittifak kurmak gerekir.”